Etiket Ahmet Maranki



Doğal antibiyotik nasıl elde edilir ve faydaları nelerdir ? 0

Doğal antibiyotikler nedir ?

Sarımsak, soğan doğal antibiyotiktir. Bunları çok fazla tüketmek gerekir.

Yarım litre kaynatılmış ve soğutulmuş suya, kabukları soyulmuş bir baş sarımsağı ve yarım limon kabuğunu dilim dilim doğrayıp içine atın. Kapağını kapatıp (alimünyum folyoyla sararak ışık almasını engelleyebilirsiniz) karanlık bır ortamda 4 gün bekletin. Sonra içinden posasını alın.

Kışa girerken ya da kış aylarında bu doğal antibiyotik yemeklerden önce 1 yemek kaşığı tüketilmelidir. Dışarıdan gelen mikrop ve virüslere karşı etkilidir.Hiç bir yan etkisi de yoktur.

Not: Tarifimiz bir kişiliktir. Daha fazla su ve ölçüyle de yapabilirsiniz. Ahmet Maranki

Elmas Maranki

kaynak : maranki.com
iletişim : info@maranki.com

Hepatit C’den Nasıl Kurtuldu – Ahmet Maranki 0

“Hala bana bile hayal gibi geliyor. Fakat bu zor ve pahalı tedavi gerektiren hastalıktan kurtuldum…

Hikayem, Haziran 2007 tarihinde benim tiroid bezime baktırmak için Kızılay hastanesine gitmemle başladı. Uzun zamandır içimde Hepatit testi yaptırma konusunda bir istek vardı. Doktordan rica ettim, test formunda ANTİ HCV’yi de işaretledi. Ben rahatım! Bana göre nasıl olsa hiçbir şey çıkmaz! Ama öyle olmadı. Birkaç gün sonra test sonuçlarını aldığımda büyük bir süprizle karşılaştım: ANTİ HCV pozitifti.

Tam o günlerde de bir sene önce radyoda dinlediğim Maranki Hoca’nın sitesini ‘Acaba bahsettiği merkez kuruldu mu?’ diye sıkı takip ediyorum. Lavman kısmında bize, acısız, maliyetsiz ve son derece sağlıklı bir yöntemle çok büyük şikayetlerin iyileştirilebileceğinin müjdesini veriyordu.

O sıralar hastalığın varlığından haberdar olmadığımdan, detoks+lavman uygulamasını “yapabilirsem yaparım” diyerek keyfi yaklaşıyordum fakat kucağıma bomba gibi düşen hastalıktan sonra benim için bu uygulama mecburi oldu !

İlk test sonucundan sonra, beni hemen Marmara Araştırma Hastanesi’ne gönderdiler. Oraya gidip kan vermeden önce aradaki bir haftalık zamanda detoks + lavman uygulamasını yaptım. Sonra hastaneye kan vermeye gittim. RNA testi yapılacaktı.

20 gün test sonuçlarını, büyük bir endişe ve üzüntüyle bekledim. Bu zaman aralığında da sürekli Maranki Hoca’nın sitesini okuyordum. Ben onun yöntemiyle iyileşeceğime inanıyordum ama % 20’lik bir payla da kendimi bu hastalıktan dolayı değişmesi muhtemel bir hayata hazırlamaya çalışıyordum.

Bu tip hastalıklarda insanı paniğe sürükleyen ilk şey, bilmemek. Yani bu hastalık nasıl sonuçlar doğurur, yaşantım nasıl değişir, tedavisi olur mu olmaz mı, başkasına bulaşır mı bulaşmaz mı, maddi olarak çok zorlar mı vs. bir sürü soruyla beraber bilinmezliklerin karanlığında yuvarlanıyorsunuz. Moraliniz çok bozuluyor ve doğal olarak bol bol ağlıyorsunuz.

Çok şükür ki ben, ağlamanın ötesinde bir uygulama yapmış olmanın da rahatlığını yaşıyordum. Bu test sonucunu bekleme dönemimde, hastalığın detaylarını öğrenmeye çalışıyordum. Tüm süreç boyunca bu hastalıktan, aileme ve arkadaş çevremden kimseye bahsetmedim. Bunun sebebi de belki sessizce atlatacağım bir hastalık yüzünden onları üzmek, tedirgin etmek istemememdi. (Bu arada eklemek isterim ki Hepatit C’nin çok bariz belirtileri yok. Yani o belirtilerle başka bir hastalık olduğu da düşünülebilir. Yıllarca sinsice vücutta kalabiliyor. Takip edilmezse aniden karaciğer hastalıklarıyla karşılaşılıyor. Ayrıca tedavi masrafları çok yüksek.)

Evet, 20 gün dolmuştu ve ben yine hastane yollarındaydım. Pozitif mi negatif mi ? Bu iki işaret, şimdi hayatımın dönüm noktasıydı.
Çekinerek ve heyecanla testlerin dağıtıldığı bölüme yaklaştım. Ve test sonucu elimdeydi: HCV – RNA NEGATİF

Hemen doktora götürdüm. ‘İyi, atlatmışsın. Virüs pasifize olmuş. Yalnız 15 gün sonra tekrar ANTİ HCV’ye bakalım’ dedi. 15 gün sonra Kızılay’da (sonuç NEGATİF), 1 ay sonra da tekrar Marmara Hastanesin’de (Bu testte ne negatif ne pozitif çıktı. Makine ölçememiş dediler) iki ayrı test yaptırdım.

Doktor: ‘Bunun üstünde durmana gerek yok. Vücut virüse karşı antikor üretmiş. Belki 1 sene sonra tekrar test yaptırabilirsin’ dedi. Artık doktor beni ciddiye almıyordu. Çünkü ortada ciddi bir hastalık yoktu :)

Ağlayarak ayrıldığım hastaneden gülerek ayrıldım ve keyifle evime geldim. Ahmet Maranki ve değerli eşi Elmas Maranki’ye içimden minnettardım. Çok büyük teşekkür ve dua ile andım.

Daha sonra TÜYAP kitap fuarında, bizzat kendilerine yaşadıklarımı anlatıp teşekkürlerimi iletme fırsatı yakaladım. Onlar sayesinde kim bilir daha nice insanların hastalıkları şifaya dönecek.

Bir hayat düşünün sevdiklerinizle, sevdiğiniz şeyleri yaparak keyifli yaşamak; bir hayat düşünün hastane kuyruklarında – belki aşağılanmalarla- doktorların iki dudağının arasına hapis olmak !

Ben öncelikle yüce Allahım’a daha sonra da vesile olan çok değerli Ahmet Hocamıza ve değerli eşine tekrar şükranlarımı sunuyorum. Böyle olumlu tecrübe yaşayan arkadaşlarımızı da sitede paylaşmaya davet ediyorum.

Sevgi ve saygılarımla”

Genel Hepatit Belirtileri Nelerdir?

*Halsizlik ve kaslarda zayıflık hissi

* Baş ağrısı

*Karın ağrısı (ki bu ağrısı karaciğer bölgesinin hemen üzerindeki bölge)

* Mide bulantısı

*Koyu renkte idrar (kola rengi)

*Kilo kaybı

*Yağlı yiyeceklerden tiksinme

*Nadiren sarılık

*Eklem ağrıları

Hepatit A

Hepatit A son derece bulaşıcı bir virüs hastalığıdır. Halk arasında sarılık adıyla bilinir. Virüsünün vücuda girdikten sonraki 2-6 hafta kuluçka süresidir. Ülkemizde önemli bir sağlık sorunudur.

Belirtilerin hepsi aynı anda olabileceği gibi hiçbiri de görülmeden sessiz olarak hastalık ortaya çıkabilir. Hastanın yaşı arttıkça hastalık daha ağır seyreder. Küçük çocuklarda hiçbir belirti görülmeyebilir. Hepatit A genellikle 3-6 hafta sürer, ancak bazı olgularda altı aya kadar devam eden uzun süreli ya da kötüleşerek tekrarlayan semptomlar olabilir.Hastalık süresince çok uzun süre yatakta kalınması ve buna bağlı olarak işgücü kaybında artış söz konusudur. Tam düzelme 6 ay kadar sürebilir.

Korunma Yolları Nelerdir?

Tam olarak temizliğinden emin olunmayan suyu içmeyin ve bu sudan oluşan buzu kullanmayın. Aynı tehlike bu su ile diş fırçalarken de söz konusu olabilir. Soyulmamış meyvelerin, salataların, haşanmamış sebzelerin yıkanmadan yenmemesi ve çiğ deniz mahsüllerinden sakınılması gerekir. Sokaklarda temizlik kurallarına dikkat edilmeden hazırlanmış yiyecek ve içeceklerin yenilmemesi gerekir. Tüm bu önlemlere rağmen Hepatit A riski altında olabilirsiniz. Korunmanın en kesin ve güvenli yolu aşılanmaktır.

Hepatit A Nasıl Bulaşır?

Kan yoluyla ve yakın temasla (kan dışındaki vücut sıvıları: tükürük, ter, cinsel organ sıvıları) bulaşır. Derideki bir çatlak yada açık yara ile temas eden bir damla kan yada tükürük bile hastalığın bulaşması için yeterli olabilmektedir. Taşıyıcı anneden bebeğine de doğum esnasında bulaşabilir. En önemli ve yaygın bulaşma yolu korumalı da olsa cinsel ilişkidir, çünkü ter ve tükürük gibi vücut sıvılarıyla dahi geçişeri olabilmektedir.

Hepatit A Risk Grupları Hangileridir?

Çocuk yuvaları, kreşler ve okullarda bulunan çocuklar ve buralarda görevli personel.
Eşcinseller.
Yüksek endemik yerlere seyahat edenler.
Sağlık çalışanları, laboratuvar personeli.
Askeri personel.
Hapishanede bulunanlar ve görevliler.
Yakınları Hepatit A hastalığı geçirenler.
Aşçılar ve gıda sektöründe çalışanlar.

Hepatit B

Hepatit B bulaşıcı bir hastalıktır ve ülkemizde çok önemli bir sağlık sorunudur.Türkiye’de bugün her 3 kişiden yaklaşık 1′i Hepatit B virüsü ile karşılaşmıştır. Yine her 10 kişiden 1′i Hepatit B virüsünü taşımakta ve bulaştırmaktadır. Hastaların % 75-80 inde herhangi bir belirti vermeksizin gelişir, taramalarda ve kan bağışlarında yapılan tetkiklerde tesadüfen tespit edilir. Kuluçka süresi 2-6 ay arasında değişmektedir.

Virüsün İzlediği Yol:

1. Kişinin bağışıklık sistemi kuvvetli ise vücudunda virüse karşı antikorlar oluşur ve hastalık oluşmaz.

2. Bu koruyucu antikorlar, eğer ki yeterli düzeye ulaşamazsa kişi taşıyıcı olarak kalır ve potansiyel virüs saçıcı olarak etrafında risk oluşturur.

3. Kişide koruyucu antikorlar hiç oluşamaz, vücut yeniktir, karaciğer enzimleri yüksektir, kişi hastadır, hızla karaciğer yetmezliğine gider veya hastalık yıllara yayılır zamanla karaciğer yetmezliğine ya da kansere dönüşür.

Hepatit B Nasıl Bulaşır ?

Kan yoluyla ve yakın temasla (kan dışındaki vücut sıvıları: tükürük, ter, cinsel organ sıvıları) bulaşır. Derideki bir çatlak yada açık yara ile temas eden bir damla kan yada tükürük bile hastalığın bulaşması için yeterli olabilmektedir. Taşıyıcı anneden bebeğine de doğum esnasında bulaşabilir. En önemli ve yaygın bulaşma yolu korumalı da olsa cinsel ilişkidir, çünkü ter ve tükürük gibi vücut sıvılarıyla dahi geçişleri olabilmektedir.

Hepatit B Risk Grupları Hangileridir?
Hepatit B’li anneden doğan bebekler,
Ev içinde Hepatit B hastası yada taşıyıcısı olanlar,
Birden fazla kişi ile cinsel ilişkisi olanlar,
Eşcinseller,
Kan ve kan ürünleri kullananlar,
Hemodiyaliz hastaları,
Damar içi ilaç bağımlıları,
Sağlık personeli,
Toplu halde bulunulan yerlerde ( okullar, kreşler, kışlalar, yurtlar, huzurevleri v.s.)
Yaşayanlar risk gruplarını oluştururlar.
Hepatit C

Hepatit C viral yoldan bulaşan hepatitler arasında kan yolu ile en sık bulaşan tiptir. Bu sebeple özellikle kan nakli ve kan ürünleri ile edinildiğinin bilinmesi oldukça önemlidir. Belirtileri hafif olarak algılanabilir yada farkında olmadan geçirilebilir. Genel olarak küçük çocuklarda belirtisiz seyreder. Ancak daha büyük çocuklarda yetişkinlerde bazi belirtiler görülür.

6 aydan daha fazla sürede devam eden hepatit C ile oluşan hepatit durumu kronikleşmiş hepatit C hastalığıdır. Özellikle küçük çocuklarda belirti vermeden gider. Ancak daha ileri yaşlardaki bireylerde bazı belirtiler olabilir

Kronik Hepatit C Belirtileri :

- Sebat eden bir halsizlik
- Hafif-orta derece karın ağrısı

Siroz belirtileri: vücutta kırmızı damar lekeleri ki bunlara spider (örümcek) denir. Avuç içersindeki kızarıklıklar, karında şişlik, el ve ayaklarda ödem ve şişlik gibi belirtileri olan karaciğer de fibrozla giden çok ciddi bir hastalıktır.

Korunma Yolları Nelerdir?

- Olası infeksiyöz materyale bulaşmış iğne batmaları veya sivri uçlu alet yaralanmalarından kaçınmak; eldiven, maske gibi koruyucu gereçler kullanmak.
- Damar içi ilaç kullanmamak, eğer kullanılacaksa tek kullanımlık iğne ucu veya şırınga kullanmak.
- Gerektikçe el yıkamak.
- Traş bıçağı, diş fırçası, tırnak makası gibi şahsi eşyaları paylaşmamak.
- Korunmasız cinsel ilişkide bulunmamak.
- Kontamine yüzeyleri 1/10 sulandırılmış çamaşır suyu ile temizlemek.
- Kesik, yanık ve diğer açık yaraları bandaj ile kapamak.
- Dövme piercing, akupunktur, sünnet, kulak deldirme, diş tedavisi gibi risk taşıyan girişimleri sağlıklı ve steril şartlarda yaptırmak.

Hepatit C Nasıl Bulaşır?

Kan ve kan ürünleri ile geçebilmektedir. Ayrıca uyuşturucu kullananlarda iğnelerden bulaşması dolayısıyla yaygın görülür. Ayrıca tüm sağlık çalışanları hepatit C içinde riskli bir gruptadır. Sağlık çalışanlarına yine iğne batması ve diğer tıp ekipmanı ile bulaşması söz konusudur.

Cinsel İlişki İle Bulaşır mı?

Doğal olarak akla gelen hepatit C nin cinsel ilişki ile geçip geçemediği sorusudur? Hepatit C cinsel yolla bulaşır, ancak bu olasılık son derece düşüktür. Tek eşli çiftlerde bu olasılık daha da zayıftır. Ancak çok eşli , cinsel yolla bulaşan hastalığı olan ve AİDS li kişilerde cinsel yolla bulaşma olasılığı yüksektir. Ayrıca organ nakli sırasında hepatit C geçme olasığıda çok yüksektir. Ancak özellikle kan nakli ve organ nakillerinde kan ve organlar hepatit C yönünden taranmaktadır. Bu da hastalığın yayılmasını önlemektedir.

Hepatit D, E, G
Hepatit D virüsü yalnızca hepatit B virüsü ile birlikte görülebilen bir enfeksiyondur. Çünkü çoğalmak için Hepatit B virüsüne ihtiyaç duyar. Hepatit B infeksiyonunun kliniğini hızlandırır ve ağırlaştırır.
Hepatit E Hepatit A virüsüne benzer şekilde feko-oral yolla bulaşır, kronikleşmez ancak gebelerde %20 oranında ölümcül seyretmektedir.Türkiye’de taşıyıcılığı % 5 civarındadır.
Hepatit G Karaciğerde enfeksiyon etkeni olan hepatit etkeni virüslerden biri olan hepatit G virüsü yeni bulunmuş (laboratuarda yeni tespit edilmiş) bir viral hepatit virüs türüdür.

Korunma Yolları Nelerdir?
- Olası infeksiyöz materyale bulaşmış iğne batmaları veya sivri uçlu alet yaralanmalarından kaçınmak; eldiven, maske gibi koruyucu gereçler kullanmak.

- Damar içi ilaç kullanmamak, eğer kullanılacaksa tek kullanımlık iğne ucu veya şırınga kullanmak.

- Gerektikçe el yıkamak.

- Traş bıçağı, diş fırçası, tırnak makası gibi şahsi eşyaları paylaşmamak.

- Korunmasız cinsel ilişkide bulunmamak.

- Kesik, yanık ve diğer açık yaraları bandaj ile kapamak.

- Dövme piercing, akupunktur, sünnet, kulak deldirme, diş tedavisi gibi risk taşıyan girişimleri sağlıklı ve steril şartlarda yaptırmak.

Nasıl Bulaşırlar?

Hepatit D Damardan uyuşturucu kullananlarda, hemofilili hastalarda ve homoseksüellerde bulaşma riski ve görülme sıklığı oldukça yüksektir. Anneden bebeğe geçme çok nadir olarak görülür. Hepatit E özellikle Asya’nın bir kısmı ve Afrika da görülen bu oral-fekal yani ağız dışkı yolu ile geçiş göstermektedir. Hepatit G’nin kan ve kan ürünleri ile bulaştığı yönünde yayınlar son 5-10 yıl içinde çeşitli kliniklerce yayınlanmıştır. Hepatit G virüsünün bulaşmasını engellemek için kan ürünlerine uygulanan ve virüsü etkisiz hale getirecek yöntemlerin oldukça başarılı olduğu söylenebilir. Ahmet Maranki

kaynak : maranki.com
iletişim : info@maranki.com

Kozmik Beden Temizliği için Usuller 0

Kozmik Beden Temizliği için Usuller

İnsan vücudunda kalın bağırsağı temizlemek için en etkili ve zararsız yöntemler, beslenme değişikliği, bitki alımı ve lavman uygulamasıdır…

İlaç uygulaması zararlıdır. İlaç hızlı etki verir ama devamlı ve uzun kullanmanın yan etkileri vardır. Bunun sonucunda başka hastalıklar meydana gelir.

** Detoks Lavman Uygulamasıyla Temizlenme

Lavman uygulaması günümüze kadar gelen en eski ve en etkili kalın bağırsak temizleme yöntemidir. Aynı zamanda sadece kalın bağırsağı değil insan vücudunu da temizleyen bir yöntemdir. Uzak Doğu’nun eski kâdim tıp kitaplarından olan “Ayurveda” ve Tibet’in “Cut-İi” kitabında lavman uygulaması ile çağdaş tıpta ameliyat öncesi operasyonlarda da kullanılabildiği gibi insan vücudunun % 80’inin temizlendiği kabul edilmiştir. Bunun için lavman uygulamasını belli bir zaman, sıra, usul ve dozla uygulamak gerekir.

Lavman yöntemi günümüze kadar 80 ayrı uygulama şeklinde geliştirilmiş ve uygulanmaktadır. Bu uygulamalardan en kolay ve en etkili olanları şunlardır:

- Kaynamış su
- Tuzlu su
- Bitki suyu
- İdrar

Özel mikro lavman taze süt, yağ ile de temzileme yapılabilmektedir.

Kaynamış Su ile Lavman Detoks Uygulaması

İki buçuk litre su kaynayana kadar ısıtılır. Kaynayan su vücut ısısına gelene kadar soğutulur. İki kaşık limon suyu ve elma sirkesi ilave edilir. Öncelikle bu karışımın yarım litresi, sulu lavman setinin torbasına doldurulur. Lavman setinin hortumunun ağzı hafifçe yağlandıktan sonra anüse sokulur. Lavman setindeki suyun kalın bağırsağa dolması beklenir. Dolduktan sonra minimum 5 dakika su kalın bağırsakta bekletilir. Erken peristaltik hareket refleksi oluşursa boşaltım yapılır. Daha sonra hazırlanan karışımın iki litresi lavman setine doldurulur ve lavman işlemi için hazırlanılır.

Bu aşamada diz üstü durulur ve öne yere doğru eğilinir. Hortum ve anüs yağlanarak veya kremlenerek hazırlanır. Lavman seti, içindeki suyun rahatça kalın bağırsağa akması için 1-1,5 m. yükseğe asılır. Diz üstü durumda lavman setinin hortumu anüse yerleştirildikten sonra dirseklerin üzerine eğilerek alın yere değecek şekilde baş ve beden öne doğru yatırılır. Lavman setindeki bütün suyun kalın bağırsağa dolması beklenir. Daha sonra duruş pozisyonu hiç bozulmadan, lavman seti anüsten çıkarılır. Bu işlemden 1 dakika sonra vücut önce sağ tarafa 5 dakika yatırılır. Sonra sırt üstü yatarak bacaklar yukarı doğru kaldırılır ve suyun kalın bağırsağın dibine doğru gitmesi sağlanır. Bu konumda mümkün olduğu kadar durulduktan sonra boşaltım yapılır. Bu süre 7 gündür.

Tedavi amaçlı olarak 6 hafta programlı olarak da uygulanabilir. En çok ve pratik kullanım yöntemi bu yöntemdir. 40 gün sürerken bu sürede hayvansal gıda asla kullanılmamalıdır. Yüzyıllardır Türk ve İslâm tarihinde bu metot büyük öğreticilerce de kullanılmıştır. (Riyazet)

** Bitkisel Beslenme ile Temizlenme

Amerikalı Dr. Walker beslenme ile tedavi konusundaki kitabında kalın bağırsak temizleme konusunu şöyle açıklamaktadır. “Eğer insanlar pişmiş yemek ile besleniyorsa, kalın bağırsak normal fonksiyonunu kaybediyor.” Bu sonuçlar bilimsel deneyler ile ispat edilmiştir. Bu beslenme tercihi nedeniyle günümüzde ideal ve sağlıklı kalın bağırsağa sahip insan bulmak imkânsızdır. Bu yöntemi tercih edenler ilk önce lavman, detoks vasıtası ile kalın bağırsağı düzenli bir şekilde yıkamalıdır. Daha sonra kalın bağırsağın fonksiyonunu normale döndürmek için çiğ taze sebze suyu içilir. Sebze suları temizleyici, meyve suları besleyicidir. Bunu asla unutmayalım. En uygun sebze suyu karışımı havuç, ıspanak ve kırmızı pancardır. Bu su kalın bağırsak ve ince bağırsak içindeki kasları ve sinirleri besler, güçlendirir ve yeniler.

Eğer bu malzemeler bir arada bulunamazsa her gün sadece havuç suyu veya o mevsimde bulunabilen sebzelerin suları içilebilir. Kalın bağırsağa normal peristaltik hareketini kazandırmak için öğle ve akşam yemek menüsüne yeterli miktarda sebze, meyve, kabuklu bulgur gibi lif bakımından zengin besinler eklemek gerekir. Bu gıdalar aynı zamanda kalın bağırsağın hareket fonksiyonunu yükseltmektedir. Lif yapılı besinler sindirim esnasında gelen safrayı yapılarına alarak emerler. Emilen safra kalın bağırsak duvarlarını rahatsız ederek peristaltik hareket refleksinin oluşmasını sağlar. Safra lifli besinlerden ayrılmadığı için tam boşaltım olmaktadır. Kalın bağırsağın peristaltik hareketini sağlayan en etkili meyve ve sebzeler; incir, kara erik, üzüm, bütün kuru meyveler, havuç, pancar ve taze lahanadır. Yenen meyve ve sebzeler kalın bağırsağın içinde şişer, hacim ve kütle kazanır. Bu da peristaltik hareket refleksinin oluşmasını sağlar. Kolit hastası olanların sadece lahana tüketmesi doğru değildir.

Sebze ve meyve dışında kalın bağırsak sindirimine yardımcı olan diğer gıdalar: karpuz, kavun, bal, bitkisel yağ, kara ekmek, kabuklu buğday, kara pirinç ve bütün diğer meyve ve sebze sularıdır. Her gün 300-500 gr. bu meyve ve sebzelerin suları içilmelidir.

Eğer tüketilen sebze ve meyveler şişkinlik yapıyor ve gaz oluşturuyorsa, sadece haşlama sebze tüketilir. Mevsime uygun olan meyve ve sebzelerden az miktarda alınır. Gıdalar şayet gaz oluşumuna ve şişkinliğe sebep oluyorsa, taze fasulye, bezelye, soğan, lahana ve pancar gibi gıdalar haşlama ve sıcak, az pişirilmiş olarak yenebilir, çiğ olarak yenmemelidir. Gaz oluşumunu önlemenin, reflü, ülser ve diğer mide rahatsızlıklarının çözüm yolu ise taze çiğ lahana suyuna patates suyu katarak içmektir. İlk başlangıçta vücudu alıştırmak için 150 gr. havuç ve 150 gr. lahana suyu, 150 gr. patates birlikte alınır. Bu uygulama 2-3 gün devam ettikten sonra 300 gr. lahana ve patates suyuna geçiş yapılır ve gaz oluşumu, reflü, ülser tamamen ortadan kalkana kadar devam edilir. Lahana suyunun içine tuz katılmamalıdır. Gaz oluşumuna destek olarak dışarıdan müdahale etmek için, karın üzerine papatya bitkisi ile ıslatılmış sıcak kompres, sıcak küvet, vücudu susam ve badem yağı ile yağlama uygulanabilir.

** Aç Kalarak (Oruç) Temizlenme-Arınma

Amerikalı Dr. Paul Breakt’in yöntemine göre insan her hafta 1 defa 24 ile 36 saat aç kalmalı. O zaman insan organizması sindirim için enerji harcamaz. Metabolizma bu enerjiyi organizmanın tüm sistemlerini kontrol etmek ve sistemlerde oluşan zehirli maddeleri dışarı atmak için kullanır. Bunun sonucunda kalın bağırsak taşları yumuşar ve kalın bağırsak duvarından ayrılır. Eğer insan bu yöntemi kullanırsa kendi kendine koruma yapabilir. Aç kalma sürecinden sonra ilk yemek olarak çiğ havuç ve lahana salatası az yağlı olarak alınabilir. Bu maddeler kalın bağırsaktaki çamurları dışarı atar. Diğer yemekleri de sebze yemeği ağırlıklı olarak alabilirsiniz.

Bu yöntem yılda iki kez tekrarlanmalıdır. Lavman uygulaması yılın her zamanı yapılabileceği gibi, en uygun zamanı ilkbaharın mart, nisan ve mayıs ayları, sonbaharda ise eylül, ekim, kasım aylarıdır. Uygulama zamanı ay takviminde ayın hareketine göre ayarlanır.

** İdrar ile Lavman Detoks Uygulamasıd. Kaynamış Tuzlu Su veya Potasyum Permanganat ile Lavman Detoks Uygulaması

Kalın bağırsak temizlemede en ideal yöntemdir. Uzman kontrolünde yapılmalıdır. 2 şekilde uygulanabilir.

1. Normal idrar ile lavman uygulaması

2. Buharlaşmış idrar ile lavman uygulaması ( Kalın bağırsağın temizlenmesinde en etkili yöntemdir ama çok dikkatli olunması gerekir. )

Kalın bağırsağı tam olarak temizlemek için bu yöntem 5-8 gün uygulanmalıdır. Bu yöntem, daha etkili ve kısa sürede sonuç veren bir yöntemdir. Uzman kontrolünde yapılmalıdır.

kaynak : maranki.com
iletişim : info@maranki.com
Ahmet Maranki

Ahmet Maranki Hıçkırık için Bitkisel Öneriler 0

hıçkırık, hıçkırık nasıl geçer, hıçkırık neden olur, hıçkırık nedir, ahmet maranki, hıçkırık nedenleri, hıçkırığın tedavisi, hıçkırık nasıl oluşur, hıçkırık tedavisi, hıçkırık sebepleri, maranki

Ahmet Maranki Hıçkırık için Bitkisel Öneriler

Hıçkırığa neden olan durum diyaframın kasılmasıdır. Karın ve göğüs boşluğunda bulunan diyaframın aniden kasılarak istem dışı olarak nefes alınması sırasında çıkan sestir. Hıçkırık tıpta singultus olarak bilinir. Hıçkırığa yol açan çeşitli sebepler bulunur. Bunlardan bazıları; hazımsızlık, baharatlı yemekler, acı yemekler, çok soğuk veya çok sıcak içecekler, sinir bozuklukları, alkollü içecekler hıçkırık oluşumunu tetikleyebilecek nedenlerdendir.

Hıçkırık genel olarak kısa sürer. Böyle bir hıçkırık varsa zararsız olduğunun bilinmesi gerekir. Ama uzun süreli hıçkırık yaşıyorsanız bunun altında yatan ciddi sorunlar olabilir. Mutlaka bunun iyi irdelenmesi gerekir. Sürekli hıçkırık insanın hayatını oldukça fazla etkiler. Yemek yemesinde, konuşmasında hatta uyurken dahi insanı oldukça fazla rahatsız eder. Uzun süredir hıçkırık yaşıyorsanız doktora başvurmanız önerilir. Eğer alternatif hıçkırık geçirmek için uygulanan yöntemlerden fayda alamıyorsanız hekime başvurarak küçük cerrahi müdahale ile hıçkırığa müdahale edilebilir.Hıçkırık olmaması için basit önlemleri uygulayabilirsiniz. Yemeği hızlı yememelisiniz, konuşurken yavaş ve sakin olmalısınız, birşeyler içerken şişeden değilden bardaktan içmeye özen göstermelisiniz.

Ahmet Maranki hıçkırık geçirme önerileri

  • 2-3 tane karanfil ağıza atılır.
  • Nane yemek,nar suyu,nar tüketmek ve ayvadan elde edeceğiniz suyu içmek hıçkırığa iyi gelir.
  • 1 bardak kaynamakta olan suyun içine 1 tatlı aşığı dereotu atılarak 10 dakika kaynaması beklenir ve süzüldükten sonra içilir.
  • 1 su bardağı kaynama halindeki suyun içine 3 gram rendelenmiş portakal kabuğu atılır. 15 dakika beklenerek 1 çay bardağı karışımdan içilir.
  • 1 bardak kaynar suyun içine 4-10 gram arası karanfil atılarak 10 dakika kaynatılır.Günde 2-3 bardak yapılan kür içilir.

Ahmet Maranki Kalp Krizi – Sıcak Su 0

Ahmet Maranki Kalp Krizi – Sıcak Su : Çinliler ve Japonlar yemeklerinden sonra soğuk su değil, sıcak çay içerler. Belki biz de yemekten sonra sıcak bir şeyler içme alışkanlığımızı onlardan edindik. Eğer yemeklerden sonra soğuk şeyler içiyorsanız bu yazı size hitap ediyor.

Yemekten sonra soğuk bir şeyler içmek sizi rahatlatabilir. Ancak tükettiğiniz soğuk su katılaşarak yağlı bir madde haline döner ve yavaş bir şekilde sindirilir. Bu asitli tepkime bozularak bağırsakta katı maddelerden daha hızlı bir şekilde emilir. Bir kısmı bağırsağa yapışır. Kısa bir süre sonra tamamen yağ haline döner ve kansere yol açar. Yemekten sonra sıcak su veya çorba içmek en iyisidir.

Kalp krizi hakkında önemli birkaç bilgi :

  • Kalp krizi belirtisi her zaman sol kolun uyuşması değildir. Çenedeki şiddetli ağrıların da
    farkında olun. İlk göğüs ağrınız kalp krizi sırasında gerçekleşmez. (Daha önce mutlaka göğüs ağrınız olmuştur)
  • Mide bulantısı ve şiddetli terleme de önemli kalp krizi belirtilerindendir.
  • Kalp krizi geçiren insanların %60′ı uyurken ölür. Göğüsteki ağrılar sizi uykudan uyandırabilir. Lütfen dikkatli olun ve olanların farkına varın.

.

Ahmet Maranki





TOPlist Ahmet Maranki