Kategori Ahmet Maranki



Boğmaca 0

Boğmaca bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp literatüründeki adı “Pertussis”tir. Çoğunlukla 1 ila 4 yaş­ları arasındaki çocuklarda çok görülür. Ortalama olarak 4-6 hafta devam eder. Has­tanın burnu akar; nöbet halinde gelen öksürükler yaşanabilir. Bazen kusmaya ne­den olur. Özellikle çocuklarda ağır seyreder. Boğmaca, ileri derecede bulaşıcı ve günümüzde de oldukça sık karşımıza çıkan bir hastalıktır. Boğmacanın nedeni “bordatella pertussis” adlı bir bakteridir.

Bu bakteri ağızda, burunda ve boğazda yaşayarak temasla, öksürükle ve hap­şırmayla yayılır.
0 Boğmaca’nın belirtileri, bakterinin bulaşmasından 7-10 gün sonra ortaya çı­kar. Boğmaca başlangıçta hapşırmayla, burun akmasıyla, ateşle ve hafif öksürükle birlikte soğuk algınlığına benzer ama aradan 1-2 hafta geçince, şiddetli öksürük nöbetleri başlar. Bu dönem genellikle 1-6 hafta devam eder. Bu süre daha uzun da sürebilir.

Boğmaca çok bulaşıcı bir hastalıktır, bu nedenle boğmaca geçiren çocuklar hastalığın başlangıcını takip eden 21 gün içinde arkadaşları ile oyun oynamamalıdır. Boğmaca aşısı yapılan çocukların bile boğmaca olduğu görülmüştür. Boğmaca salgını gibi durumlarda ya da yakınlarınızdan birinin bu hastalığı geçirmesi duru­munda çocuğunuzu korumanız gerekmektedir. Aksi halde çocuğunuz bu hastalığı yeniden geçirebilir.

Boğmaca için önerilen modern tıp tedavileri:

Çocuklar boğmacaya karşı aşılanmaktadır. Boğmaca vakalarında çok büyük bir yarar sağlamasa da, antibiyotik tedavisine başlanabilir. Boğmaca hastalığı erken safhada teşhis edilirse, “eritromisin” adlı ilaca başlanır. Bu ilaç çocuğunuzun yaşadığı hastalı­ğın bulaşıcılık oranını en aza indirger ve hastalığın iyileşme süresini hızlandırır.

Doğal sağlsk tedavileri

• Kekik bitkisi balgam söktürücüdür. Kekiğin antiseptik özelliği bulunmaktadır.
• Balgam söktürücü ve öksürük kesici bir özelliğe sahip olan hakiki andız otu homeopati alanında “elecampane” olarak bilinmektedir. Bu bitki şurup halin­de de piyasada bulunmaktadır.
• Banyodan sonra, çocuğunuzun sırtına ve göğüs kafesine süreceğiniz öksürük otu kremi çocuğunuzun ciğerlerini rahatlatır.

Aşağıda önerilen homeopati tedavileri de boğmacaya iyi gelmektedir:

• Bıldırcın otu boğmaca krizi sırasında ya da hastalığın ilk aşamasında kulla­nılabilir.
• Homeopati alanında özel olarak üretilen “Antimonium tart.” adlı madde vücutta titremeye neden olan öksürükler için kullanılabilir.
• Halk arasında karı otu ya da kan kökü olarak bilinen ve homeopati alanın­da “sangunaria” adı ile anılan bitki sert ve kuru öksürükler için uygundur.
• Böcek yiyen bir Japon bitkisi olan ve homeopati alanında “drosera” olarak bilinen bitki göğüs kafesindeki ağrıları dindirir ve sırt üstü yatarken başla­yan göğüs ağrılarına iyi gelir.
• Çit kökü kuru, ağrılı ve bulantıya neden olan öksürükler için kullanılabilir.
• Homeopati alanında “pertussin” olarak bilinen bitkisel madde hastalığın bitimine doğru tek doz olarak verilebilir.
• Bach çiçek terapileri nefes almakta güçlük çeken çocukların rahatlamasına yardımcı olur. Çocuklar yaşadıkları öksürük krizinden korkarlar ve gerilim ya­şarlar. Bu tür durumlarda da Bach çiçek esansları kullanılabilir. Bach çiçek esanslarından uygun görülen esanslar ile çocuğunuzun nabız noktalarına na­zik bir masaj yapabilirsiniz. Spazmodik öksürük nöbetlerinin başlaması duru­munda kırmızı erik, misk otu ve zeytin kullanılabilir.
• Birkaç damla lavanta ve papatya yağını seyreltici bir yağ ile seyreltin ve karışı­mı kullanarak çocuğunuzun göğüs bölgesine ve sırtına masaj yapın. Çocuğu­nuzun vücudundaki kasların gevşediğini ve çocuğunuzun daha rahat nefes al­maya başladığını göreceksiniz.
• Çay ağacı yağı, lavanta yağı ve okaliptüs yağı buharlaştırıcı etkisi olan cam bir tüpün içine koyulursa, ciğerleri açar ve spazmı giderir.
• C vitamini ve çinko takviyesine başlayın. Bu şekilde çocuğunuzun bağışıklık sistemini harekete geçirmiş olursunuz.
• Asidofilus içeren gıdaları tercih edin veya asidofilus takviyesine başlayın. Asi-dofilus, sindirim sisteminin faaliyetlerine yardımcı olan ve bakterilerle müca­dele eden iyi huylu bakterilerden biridir.
• Portakal ve greyfurt türü asitli meyvelerden kaçının çünkü bu meyveler mide bulantısına neden olabilir.
Faydalı terapiler
Homeopati, herbalizm, geleneksel Çin terapileri, Ayurveda, aromaterapi ve çocu­ğunuza rahatlık duygusu veren çiçek esansları.

Uyarı:

Zatürre ve bronşit vakalarında ikinci bir enfeksiyon riski daha bulunmaktadır. Tüm boğmaca vakalarında, doktor tedavisi ve teşhisi bir zorunluluk haline gelir. Bulantı ve kusma gibi durum­ların öksürüğe eşlik etmesi durumunda çocuğunuza bol miktarda su içirmeye çalışın. Bu şekil­de çocuğunuzun vücudunun susuz kalmasını önlemiş olursunuz. Oküsürük esnasında çocuğu­nuzun dudakları moranyorsa, acilen doktorunuzu görmelisiniz.

Diş İpi Kullanımı 0

Diş ipi, diş fırçasının ulaşamadığı sıkı diş aralarında kalan yiyecek artıklarının temizlenmesi açısından son derece gerekli bir araçtır. Çocuklara diş fırçalama öğretildiği yaşlarda diş ipi kullanımının da teknikleri anlatılarak öğretilmelidir.

Yemek artıkları en belirgin çürük sebebi olduğundan diş fırçalama sonrası dişler arasının ve diş ile diş eti çizgisi aralarının diş ipi kullanılarak temizlenmesi ihmal edilmemelidir.

Nasıl Kullanılır?

- Diş ipinden otuz santimetre uzunluğunda koparılır ve bir kısmı bir elin orta parmağına, diğer kısmı öteki elin yine orta parmağına dolanır. Diş ipinin bir kısmı da ortada serbest bırakılır.

- Ortada bırakılan kısım işaret parmağıyla geriye doğru itilerek dişler arasından geçirilir. Yalnız asla sert hareket etmemeli, aksi takdirde diş eti zarar görebilir. İpi dişlerin deiş eti kısımlarına doğru itilerek ağız boşluğu yönünde diş aralarını sıyıracak şekilde indirilir. Tabii ki diş etlerini kesmemek için yavaş hafif dokunuşlar olmalı.

- Aynı şekilde yine bir parça diş ipi alınarak alt dişler içinde işlem tekrarlanır.

Dispraksiya 0

Dispraksiya, disleksiden tamamen farklıdır; ancak disleksili çocuklara karşı izle­nen tutum dispraksiya hastası çocuklar için de izlenebilir. Dispraksiya hastası çocukların durumu, bu hastalığı yaşamayan çocukların durumundan çok da farklı değildir. Bu nedenle hastalığın teşhisi zorlaşmaktadır. Dispraksiya, beynin verdiği komutta oluşan bir sorun nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bu hastalık, Amerika’da, gelişimsel koordinasyon bozukluğu olarak adlandırılmaktadır. Bu hastalık halk arasında “sakar çocuk sendromu” olarak adlandırılırdı. Amerika’daki nüfusun %10′unun dispraksiya hastası olduğu bilinmektedir. Dispraksiya has­talarının %70′i erkektir.

Dispraksiya derneği, dispraksiya hastası çocukların aşa­ğıdaki belirtileri yaşadığını bildirmiştir:

- Sakarlık
- Duruş bozukluğu, algı bozukluğu, korkak davranışlar
- Sağ ya da sol el kullanma konusunda karar verememe durumu
- Kısa süreli belleğin zayıf olması, gün içinde yapılacak olan aktivitelerin unu­tulması
- Okuma ve yazma zorluğu, kalem tutamama durumu m Yer-yön algısında güçlük
- Fiziksel aktivitelerde sorun; yakalama, koşma, alet tutma ve bisiklet binme gi­bi işlerde yaşanan zorluklar
- Fobiler, takıntılı ve çocuksu davranışlar
- Organizasyon güçlüğü
- Sıra ile yapılması gereken işlerin sırasını karıştırma, örneğin matematikte 4 işlem
- Enerji boşalımı; dispraksiya hastası çocuklar çok çabuk yorulur ve saatlerce uyur
- Tehlikeleri algılayamama, özellikle de pratik konularda ve bilimsel konularda algı yetersizliği

Dispraksiya hastaları yeni öğrenilen birçok şeyi yapmakta güçlük çekebilir. Hasta­lar öğrendikleri şeyleri yeterince uğraşırlarsa yapabilirler, bu nedenle hasta yakın­ları sürekli “bir denese mutlaka yapar” gibi sözler sarf etmektedir. Dispraksiya has­tası çocuklar atacakları her adımı planlıyormuş gibi görünmektedir.

Dispraksiyalı çocuklar sakar ve korkak bir tavır sergileyebilir. Dispraksiya, yetenek gerektiren ve motor davranışlar grubuna girmeyen davranışların doğru sırayla yapılması konu­sunda planlama ve koordinasyon yetersizliği olarak da tanımlanabilen bir hasta­lıktır. Motor davranışların yerine getirilemediği durumlar da görülmektedir. Disp­raksiya hastası çocukların el yazıları düzgün değildir. Dispraksiya hastalığı “geli­şimsel sözel dispraksiya” hastalığı olarak da görülmektedir. Gelişimsel sözel disp­raksiya hastası olan çocuklar bazı sesleri çıkarmakta zorlanır ve kelimeleri sırasıy­la söyleyemez.

Gelişimsel Dispraksiya:

Aileler ve Profesyoneller için El Kitabı adlı kitabın yaza­rı olan Madeleine Portvvood, gelişimsel dispraksiya hastalığının beyinde yer alan nöronların yeterince gelişememesinden kaynaklandığını bildirmiştir. Nöronların kendi içinde koordinasyon kuramaması nedeniyle beynin komut verip almakta ve işlem yapmakta güçlük çektiğini bildiren Portvvood, dispraksiya hastası çocukların bu nedenle kendilerine verilen görevleri yerine getiremediğini belirtmiştir. Port­vvood, beyin fonksiyonlarının gelişmesi ile birlikte, çocukların da birtakım hare­ketleri yerine getirme kapasitelerinin arttığına değinmiştir. Bu hareketlerin başın­da emekleme, yürüme ve ilk kelimeleri söyleme yer almaktadır. Dispraksiya hasta­sı olan birçok genç ideal bir gelişim düzeyini yakalayamamaktadır.

Faydalı terapiler

Osteopati, kranyal osteopati, akupunktur, homeopati, herbalizm.
Bu tedavilerin yararı bilimsel olarak kanıtlanmamıştır ancak tedavileri sürdü­ren bazı aileler olumlu sonuçlar aldıklarını belirtmektedir.

Evde yapabilecekleriniz

- Madeleine Portvvood, dispraksiya hastası çocuklarla birlikte günde 20 dakika süresince yapılabilecek olan bazı çalışmaların yararlı olacağından bahsetmiş­tir. Bu çalışmalarda, çocukların yapamadığı hareketler üzerinde durulabilir. Çalışmalara başlamak için ideal yaş üçtür. Portvvood, bu çalışmaların hem motor hareketlerin hem de el yazısı gibi kabiliyet isteyen hareketlerin gerçek­leştirilmesini kolaylaştırdığına değinmiştir. “Dispraksiya hastası bir çocuk olimpiyata katılacak bir atlet olmayabilir,” der Portvvood, “ancak yaşıtları ile birlikte spor yapabilir ve oyun oynayabilir.”

- Fizik tedavi dispraksiya hastası çocukların koordinasyon yetisini %97 oranında artırır. Fizik Tedavi Derneği tarafından sürdürülen bir çalışma, dispraksiya has­tası çocukların koordinasyon yetisinin ve kas gücünün fizik tedavi sonrasında %47-97 oranında geliştiğini belirtmiştir. Çocuklar 8 hafta boyunca fizik teda­vi görür, kas gücünü artırmak için önerilen egzersizleri yaparlar. Çocuklar ev­lerinde de egzersiz programı uygularlar. Çocukların koordinasyon yetilerin ge­lişmesinin yanında, öz güvenlerinin de arttığı gözlemlenmiştir.

- Dispraksiya ile Yaşamak: Faydalı İpuçları adlı kitabın yazarı olan Michelle Lee, kitabında, dispraksiya hastası çocukların evde ve okulda karşılaştıkları zorluk­ların üstesinden gelebilmeleri için birbirinden faydalı bilgiler vermiştir. Lee bir fizik tedavi uzmanıdır ve koordinasyon eksikliği olan birçok çocuğu fizik tedavi ile iyileştirmiştir. Lee, ailelere şu tavsiyelerde bulunmaktadır: “Yaptığı­nız çalışmaların sonucunda olumlu gelişmeler kaydedip kaydetmediğinize bakın, ilerde yapacağınız çalışmaları şimdiden planlayın ve gözden geçirin, karşılaşılan zorlukların üstesinden gelmek için yapacağınız çalışmalar esna­sında oyun oynayın, el ve göz koordinasyonunu güçlendirmeye çalışın, kısa-süreli belleği güçlendirin, planlama alışkanlığını uygulayın, eşyalarınızı her zaman aynı yere koyun, işlerinizi rutine bağlayın, elbiselerinizi tek tek giyip tek tek çıkarın.”

- Çocuğunuz el yazısı yazmakta zorluk çekiyorsa, çocuğunuza laptop alın. Dispraksiya hastası birçok çocuk kalem kullanmakta zorluk çekerken, klavye­yi kolaylıkla kullanmaktadır! Laptop kullanan dispraksiya hastaları sınıfta da­ha kolay not alabilmekte ve yaratıcı güçlerini daha rahat kullanabilmektedir.

- Çocuğunuza öz güven aşılayın. Özellikle de sportif aktivitelerde başarılı ola­mayan erkek çocukları, kendilerini “işe yaramaz” ve “gereksiz” hissetmektedir. Bu çocuklar takım arkadaşları tarafından da küçümsenmektedir. Çocuğunu­zun kendisini iyi hissetmesini sağlayın ve içinde bulunduğu durumun bazı konularda kendisine zorluk çıkarabileceğini kabullenmesini sağlayın. Çocu­ğunuzun koordinasyon yetisini geliştirecek olan çalışmaları birlikte yapın. Ço­cuğunuz bu tür çalışmaları sizinle birlikte yaparsa, desteğinizi hisseder ve ba­şarısız olduğu durumlarda hemen pes etmeye kalkışmaz.

- Çocuğunuzun içinde bulunduğu durum nedeniyle strese girmesini ve kendisi hakkında olumsuz duygular beslemesini engellemek için çiçek esanslarını kullanın.

- Çocuğunuzun uykusunu iyi almasını sağlayın. Yorulan çocuklar hemen yatak odasına giderek dinlenmelidir. Dispraksiya hastası çocuklar diğer çocuklardan daha fazla uyku ihtiyacı hissedebilir.

- Dispraksiya hastası çocukların aileleri tarafından kurulan “destek ve dayanışma” gruplarına üye olun. Bu sayede yeni tedavi yöntemlerini yakından takip etmiş olursunuz. Ailelerle birlikte deneyimlerinizi paylaşma imkânı da bulabilirsiniz.

- Dispraksiya hastası bazı çocuklar disleksi sorununu da yaşıyor olabilir. Çocu­ğunuzun disleksi hastası olduğundan şüpheleniyorsanız, mutlaka doktorunu­zu görün.

Aşırı terleme problemi için cerrahi çözüm 0

apokrin ter bezleri, aşırı terleme, aşırı terleme hastalığı, aşırı terleme sorunu, aşırı terleme tedavisi, aşırı terlemenin nedenleri, egzersiz, ekrin ter bezleri, ilaçsız terleme tedavisi, iyontoforez, iyontoforez tedavisi, kalp pili kullanıcıları, primer hiperhidrozun, proteinlerin parçalanması, sempatik sinir sistemi, ter bezlerindeki proteinler, terleme, tokalaşma, vücut ısısı

Aşırı terleme ve cerrahi müdahale

Her bin kişiden 3’ünde görülen aşırı terleme (hiperhidroz), günlük yaşamı kâbusa çeviriyor. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Semih Halezeroğlu, yöntemin halk arasında “ETS” (Endoskopik Torakal Sempatektomi) olarak bilindiğini, genel anestezi altında bir saat süren ameliyattan sonra terleme sorununun ortadan kalktığını söylüyor. Prof. Dr. Halezeroğlu, söz konusu yöntemin şimdiye kadar koltuk altından 2 veya 3 kesiden girilerek yapıldığını, ancak İtalyan Cerrah Dr. Gaetano Rocco’nun geliştirdiği tek kesiden ameliyatla uygulamanın daha konforlu hale geldiğine dikkat çekiyor.

Aşırısı hastalık

Aşırı terleme sorunu bulunan kişiler, bu sorunu çocukluktan itibaren yaşıyorlar. Tek kesiden ameliyat, ergenlik dönemindeki gençlere de yapılabiliyor. Prof. Halezeroğlu, ergenlik döneminin bitmesinin bu sorunun bitmesi anlamına gelmeyeceğini belirterek şunları söylüyor:

“Aşırı terleme bir hastalıktır. Bu nedenle ‘heyecanlandım, koştum, yürüdüm . Bu yüzden aşırı terledim’ gibi durumlar aşırı terleme hastalığı için geçerli nedenler değildir. Çünkü bu hastalar hiç efor sarf etmeden, durdukları yerde bile terlerler. Bu hastalık yaz-kış ayırmadığı için, terleme musluktan su akar gibi devam eder.”

Uygulama nasıl?

- Koltuk altında bir santimetrelik kesi açılıyor.
- Açılan kesinin içine 5 mm çapında bir kamera sokuluyor.
- Kesilecek sinir büyük ekranlarda çok net olarak görülüyor.
- Omurganın her iki yanından aşağı doğru inen ve vücutta terlemeyi kontrol eden sempatik sinire ulaşılıyor.
- İkinci ve 4. kaburga bölgesindeki sinire mandala benzeyen bir klips takılıyor.
- Klips, sinirden ter bezlerine giden ve aşırı ter salgılanmasının nedeni olan sinyali kesiyor.
- Ameliyat bir saat sürüyor ve hastanın kıpırdamaması gerektiği için genel anestezi ile yapılıyor.
- Terleme ameliyattan çıkar çıkmaz kesiliyor.
- Ameliyattan sonra hasta ağrı duymuyor ve bu nedenle ağrı kesici verilmesine gerek kalmıyor.

“Fakültede terden maket yapamadım”

Ameliyatı geçirdikten sonra kendini dünyaya yeniden gelmiş gibi hissettiğini söyleyen Eralp Doda, İTÜ Uçak Mühendisliği bölümünde okuyor ve 10 yıldan uzun süredir terleme sorunu yaşıyor. Doda, ameliyat öncesi kimseyle el sıkışamadığını, not alırken ellerinin terlediğini, bu nedenle defterinin su içinde kaldığını belirtiyor. “Kız arkadaşımın elini tutamıyordum. Sürekli ıslak bir eli tutmayı kim ister ki” diyen Doda, fakültede ince ahşap malzemeden maketler yaptıklarını, terden tahtalar ıslandığı için 4 yıl boyunca istediği gibi maket yapamadığını söylüyor.

“Eşimin elini bile tutamıyorum”

Aşırı terleyenlerin en çok dile getirdikleri şikâyetleri şunlar:
- Sevgili veya eşle el ele tutuşamama.
- Sınavda, sınav kâğıdının su içinde kalması, kalemi tutamama.
- İnsanlarla tokalaşamama.
- Ayakların ve koltuk altının terlemesinden kaynaklanan koku nedeniyle insan içine girememe.
- Yaz-kış her mevsim terleme ve baştan aşağı su dökülmesi hissi.

Kasık Ağrısının Nedenleri – Sebepleri 0

akut karın ağrısı, akut kasık ağrısı, alt karın bölgesinde ağrı, ani başlayan kasık ağrısı, ani başlayan pelvis ağrısı, apandisit, bağırsak iltihabı, barsaklarda ağrı, dış gebelik, endometriozis, idrar torbasında ağrı, idrar yollarında taş, irritabl kolon hastalığı, kasık ağrısı, kasık ağrısı tedavisi, kasık ağrısı yapan hastalıklar, kasık ağrısının nedenleri, kronik kasık ağrısı, Mittelschmerz, myomlar, patolojiler, pelvis ağrısı, rahim, rahim damarlarında genişleme, rahim damarlarında varis, rahim enfeksiyonları, sistit, tüplerde ağrı, yumurtalık ağrısı, yumurtalık enfeksiyonları, yumurtalık kisti yırtılması, yumurtalık tüplerinde enfeksiyon, yumurtlama dönemi ağrısı

Kasık Ağrısı Nedenleri – Kasık Ağrısı Sebepleri

Kasık ağrısı (pelvis ağrısı), bazen ani başlayan yoğun bir ağrı olabilirken (akut karın ağrısı) bazen de uzun süreden beri devam eden rahatsız edici (kronik kasık ağrısı) bir ağrı şeklindedir. Ani başlayan ağrılar genellikle acil durumlarda ortaya çıkmaktadır.

Akut (ani) olarak başlayan karın ve kasık ağrılarında acil girişim yapılması gereken apandisit, dış gebelik, yumurtalık kisti gibi hastalıkların olma ihtimali yüksektir. Bu tür ağrılarda vakit kaybedilmeden doktora başvurulmalıdır.

Uzun süreden beri olan kronik kasık ağrısı, tanı ve tedavisi güçlük yaratan bir durumdur. Çoğunlukla üreme sistemi ile ilgilidir (rahim, yumurtalıklar). Diğer karın içi organlara ait hastalıklar da zaman zaman kronik kasık ağrısı yapabilmektedir. Bazı durumlarda ise ağrının bir nedeni yoktur veya saptanamamaktadır. Psikolojik faktörler de kronik pelvis ağrısına neden olabilmektedir.

Kasık ağrısı yapan hastalıklar

** Dış gebelik
** Endometriozis
** Yumurtalık kisti yırtılması
** Mittelschmerz (yumurtlama dönemi ağrısı)
** Myomlar
** Rahim damarlarında varis benzeri genişlemeler
** Rahim, yumurtalık ve tüplerin enfeksiyonları
** Apandisit
** Sistit
** Bağırsak iltihabı
** İrritabl kolon hastalığı
** İskelet sistemine ait hastalıklar
** İdrar yollarında taş

Kasık ağrısına neden olan hastalığın saptanmasında ağrının tipi çok önemlidir. Akut (ani) başlayan ağrılar acilen değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.

Kronik kasık ağrısının nedenini saptamak her zaman kolay olmayabilir. İlk olarak ağrının özellikleri sorgulanır. Daha sonra dikkatli bir muayene yapılır. Bu muayenede jinekolojik muayeneye genel bir vücut muayenesi de eklenmelidir. Jinekolojik muayenede üreme organları dikkatle değerlendirilir, hemen ardından yapılan ultrasonografi ile inceleme tamamlanır. Bu muayene sırasında rahim ve çevresinde olabilecek enfeksiyonun araştırılması için smear, kültür gibi tetkikler için örnek alınabilir.

Laboratuvar yöntemleri ile gebelik testi, tam kan sayımı, kanda enfeksiyon parametrelerinin (ASO, CRP Sedimantasyon gibi) araştırılması yapılır. İdrar yolu enfeksiyonlarının tanısı için tam idrar tetkiki gerekirse idrar kültürü istenir. Barsak patolojileri açısından dışkı tetkikleri istenebilir.

Tanı koymak amacı ile bilgisayarlı tomografi, MRI gibi ileri radyolojik tetkikler gerekebilir. Son olarak kronik kasık ağrısı olan kadınlarda tanı koymak için laparoskopik girişim ile karın içi organların direkt olarak gözden geçirilmesi düşünülebilir.

Kasık ağrısında tedavi hastalığın nedenine yönelik olarak yapılır.

.

Ahmet Maranki



TopOfBlogs


TOPlist TOPlist Ahmet Maranki | SSK Sorgulama