Kategori Ahmet Maranki



Baş Dönmesi Nedenleri 0

Baş Dönmesinin nedenleri ve baş dönmesi için neler yapılabilir?

3 Temel grup vardır.Bir tanesi beyin sapı ve beyincik denen temel yapıdır.Buradaki hastalıklar denge bozukluğuna neden olur.Örneğin beyin sapındaki veya beyincikteki damar tıkanıklığı,veya bu bölgedeki tümörler.
İç kulakta baş dönmesine neden olabilir. İç kulakta sıvı toplanmasından veya denge kanallarındaki kristillerin çıkmasından olabilir ve çok sık rastlanır.
Bir diğer rahatsızlık ise çevresel sinirlerin rahatsızlıklarından kaynaklanan rahatsızlıklardır. Daha çok denge bozukluğuyla karşılaşılır. Çünkü çevresel sinirler bizim denge duyumuzu sağlarlar ve bu sinirler rahatsızlanınca hastalarda denge bozukluğu hissi ortaya çıkar.
Özet olarak beyin sapı ve beyincik,iç kulak ve çevresel sinirler baş dönmesine neden olan 3 temel gruptur. sağlıklı günler dileği ile.

Sırt Ağrısı için Egzersizler 0

Sırtınız mu ağrıyor? Eğer cevabınız evet ise aşağıdaki egzersizleri denemenizde fayda var.

Egzersizler hayatımızın özüdür. Düzenli egzersiz kişinin hastalıklara karşı dirençli olmasını, kasların gelişmesi, bağışıklık sisteminin güçlenmesini, kalp- damar hastalıklarının önlenmesini ve kemik gelişimini sağması gibi birçok yararı olduğu birçok uzman tarafından desteklenmektedir.

Tabi ki bir spor salonunda egzersiz yapma imkânınız varsa bu, sizin için daha iyidir. Ama günümüz iş hayatı, sıkıntılar veya başka sebepler buna pek izin vermez. Üzülmeyin! Artık egzersizler için spor salonlarına gitmenize bile gerek yok.

Makalemizde yer alan sırt egzersizleri evinizde, ofisinizde veya boş kaldığınızda fazla zamanınızı almadan rahatlıkla uygulanabilmektedir. Sırt egzersizleri, vücudun yükünü taşıyan sırt kaslarının güçlenmesini ve dik durmanızı sağlayacak, bunun yanı sıra sırt ve bel ağrılarınızdan kurtulacaksınız. Yararlı olması temennisi ile..

EGZERSİZ 1: Ayaklarınız omuz genişliğinde açın. Karnınız içeride ve göğüs dışarı doğru dönük olsun. Dirseklerinizi yumuşak tutup kollarınızı başınızın üzerine uzatarak lastik bandı tutun. Yorulduğunuz zaman dinlenip tekrar deneyin.

EGZERSİZ 2: Lastik bandı gerip başınızın arkasından aşağıya indirin ve kaldırın. Kollarınız aynı doğrultu da olmasına özen gösterin. Sırt kaslarınızın güçlenmesi için lastik bandı ikiye katlayabilirsiniz.

EGZERSİZ 3: Elleriniz başınızın yanında, bacaklarınız birleşik olacak biçimde yüzüstü yatın. Başınız yere dönük olmalıdır. Karın kaslarınızı içeri çekin ve pelvis tabanınızı kaldırın.

EGZERSİZ 4: Elleriniz ve sırt kaslarınızı kullanarak başınızı ve omuzlarınızı yerden birkaç santimetre kaldırın. Boynunuzla sırtınız aynı doğrultuda olsun ve yüzünüz yere baksın.

EGZERSİZ 5: Egzersiz 4’ ü yaptıktan sonra aynı egzersizi ellerinizi kullanmadan yapmayı deneyin. Başınızı aşağıda tutup, kalkarken ellerinizi de üst vücudunuzla birlikte kaldırın. Egzersiz bittiğinde, elleriniz ve dizlerinizin üzerinde yükselerek ve kalçanızı topuklarınıza doğru iterek sırtınızı esnetin.

EGZERSİZ 6: Kollarınız iki yana açık olarak yüzüstü uzanın. Yüzünüzü aşağı dönük tutun, karnınızı içeri çekin ve pelvis tabanını kaldırın.

EGZERSİZ 7: Ellerimizi yumruk şekline getirip iki yana açıyoruz. Sonra kollarımızı yerden 3–5 cm kaldırmaya çalışınız. Dilerseniz bu egzersizi avuç içine bir miktar ağırlık alarak da yapabilirsiniz.

EGZERSİZ 8: Özellikle hamilelik dönemi geçiren bayanlar için ideal bir egzersizdir. Sırt çukurunun düzeltilmesi için birebirdir. Sırtüstü uzanın. Ellerinizi dizlerinizin altından geçirerek göğsünüze çekin, sonra gevşetin.

EGZERSİZ 9: Bir önceki egzersizde olduğu gibi dizlerinizi göğsünüze doğru çekin ve dışarı itmeye çalışın. Bu şekilde kalçalarınızın üzerinde sallanın. Bu hareket sakinleştiricidir.

EGZERSİZ 10: Dizleriniz ve elleriniz üzerinde yükselin. Sırtınızı olabildiğince kubbeleştirin. Sırtınızın altındaki esnemeyi hissetmek için kalçalarınızı sıkıştırın ve başınızı aşağıya indirin.

EGZERSİZ 11: Belinizi gevşeterek içeri doğru kavis yapın. Sonra yukarı doğru öteleme hareketi yapın.

NOT: Egzersizler esnasında zorlarken nefes veriniz, gevşerken nefes alınız. Bu altın bir kuraldır. Egzersizleri tek bir sefer değil, isteğinize göre 3–4–5–6’ lık setler halinde yapınız. Her set arasında da dinlenmeyi ihmal etmeyiniz.

Göğüs Ağrısı 0

Göğüs ağrısı neden kaynaklanır göğüs ağrısının sebepleri ve tedavi yöntemleri :

Göğsünüz mü ağrıyor? Ağrı ile birlikte yanma, sıkışma, ağırlık hissi de mi var? Ağrı kola, boyuna, mide ve sırta yayılıyor mu? Yoksa siz bir kalp hastası mısınız? Göğüs ağrısı herhangi bir yaşta, herhangi bir yerde ve herhangi bir işi yaparken görülebilir. Gelip geçici olabileceği gibi, bazen sık sık da görülebilir. Öyle ki sıradan bir ağrı gibi alışkanlık yaptığı zannedilebilir. Ancak göğüs ağrısı kendi başına değerlendirilmesi gereken önemli bir ipucudur. “Bende gizli kalp var mı?” ya da “Göğsümdeki ağrı kalp ile ilişkili mi?” gibi sorularınız için…

“Psikolojik sebeplerden akciğer, göğüs duvarı, kemik ve kas hastalıkları, yemek borusu ve göğüs kafesi büyük damarlarına kadar birçok sebepten göğüs ağrısı oluşabilmektedir. Ancak tüm bunların dışında kalbe ait sebepler ayrı bir önem arzetmektedir. Kalp kası kanlanma eksikliğinin en önemli belirtisi göğüs ağrısıdır. Göğüs ağrısının bu açıdan değerlendirilmesi önemlidir.

Göğüs ağrıları kalbin kanlanma eksikliği sonucu oluşabildiğine göre, bu durum kalp kasını besleyen koroner damarların daralmasının, dolayısıyla olası bir kalp krizinin habercisi olabilir.

Hangi tip göğüs ağrısı daha uyarıcı olmalı

Herşeyden önce sigara içen, şeker hastalığı, hipertansiyon ve şeker hastalığı olan, ailesinde özellikle genç yaşta kalp krizi hikayesi bulunan şahıslarda göğüs ağrısını dikkatle değerlendirmek gerekir.

Kalbe ait göğüs ağrısı genellikle yürümekle (özellikle yokuş yukarı ve yemekten sonra) ortaya çıkar. Göğüste ağrı, baskı veya sıkışma hissi olarak tanımlanır. Çoğunlukla göğsün üst kısmında hissedilmesine rağmen bazen orta, alt kısmında ve sıklıkla sol tarafta hissedilir. Göğsün sol tarafından sol kola doğru yayılımı olabilir. Angina pektoris dediğimiz bu tip göğüs ağrısı kararlı ve sabit olup, eforla ortaya çıkmışsa 5-10 dakika dinlenmekle geçer.

Uzun süren (saatlerce) göğüs ağrıları kalp krizinin belirtisi olabilceğinden uyanık olmak gerekir. Bu durumda bir kardioloji uzmanına müracaat edilmelidir.

Ağrının özellikleri

Kalp ağrısı göğsün orta hat kemiği arkasında ve orta hattın hafif sol tarafında hissedilir. Ancak göğüs boyunca iki taraflı, daha çok sol taraf olmak üzere kollara, boyun ve çeneye yayılma eğilimindedir. Daha az sıklıkla sol kürek kemiği ve omuz bölgesine yayılabilir. Bazen başlama noktası mide bölgesi de olabilir. Nadir de olsa koldan başlayıp göğse yayılır ya da sadece kolda hissedilebilir.

Efor göğüs ağrısı

Efor ile gelen ağrı kalp ağrılarının en sık görülen şeklidir. Ağrı kalp kasının kan ihtiyacını arttıran herhangi bir sebeple ortaya çıkabilir. Ağır bir yemekten sonra, heyecan, gerilim, öfkelenme, soğuk-sıcak havada rüzgara karşı yürürken veya ağır bir yük taşımakla kolayca oluşabilir.

Herhangi bir iş yapmakla gelen ağrı dinlenmekle geçmiyorsa işte o zaman korkulan kalp krizi yaklaşmış olabilir. Göğüs ağrısı, kalbi besleyen damarlarda ciddi daralma varsa, çok ufak eforlarda, heyecanlanma ve streste, bazen rüya görme ile uykudan uyandırma şeklinde olabilir.

İstirahat göğüs ağrısı

Göğüs ağrısı istirahatte geliyorsa, alışılmışın dışında uzuyorsa, dil altı ilacı almakla geçmiyorsa, daha düşük seviyeli eforlarla geliyorsa, koroner damarda daralan bölgede ülsereleşme ve pıhtı oturma işi başlamışsa tedaviye hemen başlanmazsa kalp krizinin yaklaştığını haber verir.

Sözünü ettiğimiz belirtiler ihmal edilmemelidir. Artık, modern cihazlar kullanılarak göğüs ağrılarının kalp ilişkisi çok kolay çözümlenebilmektedir.

Risk faktörleri fazlaysa ve göğüste ağrı oluyorsa zaman kaybedilmemelidir. Aklı kurcalayıp duran “Bende gizli kalp var mı?” ya da “Göğsümdeki ağrı kalp ile ilişkili mi?” sorularına kalp elektrosu, eforlu kalp elektrosu, kalp ekosu ve diğer daha ileri tetkikler sayesinde cevap bulabilmek mümkündür.

Sırt Ağrıları 0

Vücuda destek olan sırtı önemsememek hiç doğru değil. Sırt ağrıları milyonlarca insanın ortak sorunu. Özellikle gelişmiş ülkelerde sırt sorunları önemli bir probleme dönüştü. Bunun için sırt sağlığına özen göstermeliyiz.

Yapılan bir araştırmaya göre sırt ağrılarından yakınanların yüzde 35i için sırt ağrıları kronik bir soruna dönüşüyor. İnsanların sırtları neden ağrır? Tıp uzmanları başlıca nedenleri şöyle sıralıyorlar: Kötü duruş, incinme, stres, hamilelik, yaşlılık ve aşırı kullanma.

Duruşa dikkat

Eğer düzgün durmayı ilke edinirseniz sırt ağrılarınızın azaldığını göreceksiniz. Bir süre sonra da hiçbir şikayetiniz kalmayacak. Otururken öne doğru eğilmemeye dikkat edin. Omuzlarınız öne doğru gelmesin. Sürekli olarak omuzlarınızı geri itin ve midenizi içinize çekin. Böylece vücudun ağırlığını eşit olarak çeşitli bölgelere dağıtmış olursunuz. Sakın bacak bacak üstüne atarak oturmayın. Bu alışkanlık kan dolaşımını zorlaştırır. Eğileceğiniz zaman sırtınızı öne eğmeyin. Dizlerinizi kırarak diz çökün. Böylece sırtınıza fazla yük binmesini önlersiniz. Alışverişten dönerken, yükü bir elinizde taşımayın. İki ayrı çanta ya da torbaya eşit miktarda malzeme koyun ve öyle taşıyın. Sırtınız ve omuzlarınız arasında denge kurulmasını sağlamakla, sırt ağrısı çekmekten kurtulursunuz.

Ağrılara neden olan hastalıklar

Schuermann hastalığı:

Boyun ve bele göre sırttaki omurlar daha az hareketlidir. Bu nedenle büyüme çağında kan dolaşım problemlerine ait omur düzeyindeki gelişim hastalıkları en çok sırtta görülür. Büyüme çağında kas, eklem uyumsuzluğu yaşayan çocukların sırtlarında ortaya çıkan kifoz adı verilen yuvarlılık, kamburlaşma sırt ağrısına neden olabiliyor. Hastalığın habercisi olabileceği gibi bu dönemde öne doğru eğilmelerden de kaynaklanabilir. Skolyoz, çocukluk ve genç erişkinlik dönemlerinde omurganın üç boyutta eğrilmesi sırt ağrısıyla kendini belli edebilir. Bu sırt ağrıları hareketle artan dinlenmeyle geçen özelliktedir.

Enflamatuar (İltihaplı) romatizmal hastalıklar:

Enflamatuar, gece ağrıları diye adlandırılan bu sırt ağrıları hastalığın en çok bilinen belirtisidir. Gecenin ikinci yarısında uykudan uyandırabilecek şiddette görülür. Ağrıların yanı sıra eklem şişmeleri, sabah sertliği şikayetleri ortaya çıkar. Romatizmal hastalıklarda erken tanıyla, hastalık nedeniyle ortaya çıkabilecek tahribat en aza indirilmeye çalışılır.

Osteoporoz adı verilen kemik erimesi hastalığı:

Özellikle geceleri sırtta şiddetli ağrılara neden olabiliyor. Yaşlı kadınlarda sırt ağrıları, osteoporoz nedeniyle ortaya çıkan osteoporotik yıkım adı verilen, omurların şekillerini kaybedip çökmesinden kaynaklanabilir.

Kanser:

Orta yaş üstünde (40 yaş üzerinde) omurgaya yayılmış kanser nedeniyle gece sırt ağrıları ortaya çıkabilir. Ağrıların bu yönde araştırılması gerekiyor. Hastalığın elenmesinde en kolay tanı yöntemi iki yönlü sırt grafisi çekmek.

Oransızlık problemleri:

Kilo ve boy endeksine göre göğüsleri büyük olan kadınlar sırt ağrısı çekebiliyorlar.

Kalp hastalıkları:

Kürek kemiğine vuran sırt ağrıları, kalp hastalıklarından şüphelenmesine neden olabiliyor. Safra yolları hastalıklarında sırt ağrısı ilk belirti olarak ortaya çıkabiliyor.

Zona:

Sinir uçlarında iltihaplanması sonucu ortaya çıkan hastalık hiçbir belirti vermeden sırt ağrısıyla kendini gösterebiliyor.

Psikosomatik neden:

Sırt ağrıları sadece yaşam koşulları ve strese bağlanmamalı. Her türlü hastalık irdelenmeli.

Ağrıları geçirmek için

Eğer sırtınız ağrıyorsa, yaptığınız iş ne olursa olsun o işi bırakın. Eğer sırtınızda sıcaklık da varsa, soğuk kompres uygulayın. Eğer sırtınız ağrırken aynı zamanda geriliyorsa, sıcak su torbasını sırtınızda gezdirin. Bu arada ağrı kesici bir ilaç da alabilirsiniz. Eğer iki üç gün içinde sırt ağrılarınız geçmezse bir doktora görünmelisiniz.

Uzun süre yatak istirahati yapmak, sırta destek veren kasları zayıflatabilir. Bu nedenle sadece yatarak ağrı geçirmeyi denemek yanlıştır. Bu arada yoga hareketlerinin sırt için son derece yararlı olduğunu belirtelim.

Sağlıklı bir sırt için

1 – Stres ve gerginlik, sırt kaslarının gerilmelerine neden olur. Bu nedenle haftada bir kez sırtınıza masaj yaptırın ya da yoga yapmayı öğrenin. Sırt kaslarının rahatlaması için bu önlemleri almak zorundasınız.

2 – Sırtın sağlıklı olabilmesi için doğru egzersizleri seçmek çok önemlidir. Yüzme ve yürüyüş sırt için ideal egzersizler olarak nitelendirilir, ama siz gene de bir doktora danışın.

3 – Oturduğunuz sandalye ya da koltuk, mutlaka çok rahat olmalı. Ve sırtınıza destek vermeli. Evde iş yerinde ve arabada bu hususa dikkat etmelisiniz. Yumuşak kanape ve koltukların arkalarına yastık koyarak destek almak gerekir.

4 – Yaşamımızın yaklaşık üçte birini uyuyarak geçirdiğimize göre yatağımıza da dikkat etmemiz gerekiyor. Yatağınız kalçalarınızın ve omuzlarınızın rahat edebileceği bir şekilde olmalı.

Sırt Kaslarınız İçin Yapabileceğiniz Basit Egzersizler

1. Boynunuzu Esnetin

Dik olarak oturun ve başınızı kendi etrafında döndürmeden omuzlarınıza doğru hafifçe eğin. Telefonla konuşurken ahizeyi bir sağ omuzunuza bir de sol omuzunuza koyarak bu egzersizi yapabilirsiniz.

2. Omuzlarınız İçin

Dik oturuş pozisyonunuzu bozmadan gece yatış pozisyonlarınızdan kaynaklanan sırt ağrılarınızı gidermek için omuzlarınızı önce öne sonra arkaya doğru düzenli rotasyon ile hareket ettirin.

3. Göğüs Kasları İçin

Dik oturur pozisyonunuzu bozmadan kollarınızı gergin olarak önde göğsünüze paralel şekilde birleştirin. Kollarınızın gergin olmasına özen gösterin ve elleriniz birbirine birleşik iken, başınızın üstüne doğru kol iç kasları ve gögüs kaslarınızın gerilmesini sağlayın.

4. Sırt Kaslarına Devam

Dik oturur pozisyonunuzu koruyarak Önce sağ/sol kolunuzu yana doğru açın. Elinizi bileğinizden yukarı doğru avucunuz dışa bakacak şekilde gerin ( Bu sizin alt kol iç kaslarınızı açacaktır). Pozisyonu bozmadan kolunuzu sırtınıza doğru gerin ve el bileğinizi kendi etrafında çevirin. Kolunuzu başınıza paralel kaldırın ve aynı hareketi tekrarlayın. Kütürdeyen kas seslerinizi duyacaksınız. Aynı işlemi diğer kolunuza da uygulayın.

5. Sıra Bacaklarda

Sırtınızı dik tutmaya çalışarak bacağınızı göğsünüze doğru çekin. Arka bacak kaslarınızın gerginliğini hissedene bu hareketi yapın. Pozisyonu bozmadan ayak bileğinizi kendi etrafında döndürün ve gergin durumdayken yavaşça sandalyenin yanına 2. şekildeki gibi bırakın. Diğer bacağınıza da aynı işlemi tekrarlayın.

6. Yan Bacak Kaslarınız İçin

Dik oturur pozisyonda önce sağ/sol bacağınızı dik olarak gövdenize paralel olarak uzatın. Bacağınızı gergin hale getirip ayak bileğinizden ayağınızı kendi etrafında çevirin.

Zatürree 0

Zatürree, akciğerlerin iltihaplan­masıdır. Zatürree akciğerlerdeki hava keseciklerini etkilediğinden, alveollerdeki oksijen ve karbon dioksit takasını da önler. Birçok enfeksiyon zatürreeye sebep olur. Bunlar, değişik türde bakteriler olabilir, virüsler olabilir, mikoplazma olabilir, klamidya olabilir, mantar ve parazitler olabilir. Bazılan çok sık rastlanılan türdendir, bazıları da mantar ve parazitler gibi, nadiren görülür.
Zatürree, hafiften çok ciddi seviyeye kadar çıkabilecek bir hastalıktır. Bazı kişilerde o kadar hafif seyreder ki ne kendileri ne de doktorları anlayamadan, hızla geçer. Bazıları bir-iki hafta boyunca çok hasta hisseder ancak daha sonra tamamen iyileşir. Bazılarında ise zatürree, ölümcüldür.

Zatürree vakalannın bazılarını hafif, bazılarını da ağır kılan nedir? Zatürreeye sebep olan mikro­organizmalar ve hastanın sağlık durumu, en önemli faktörlerdir. Genellikle, bakteriler çoğu virüsten, mikoplazmadan veya klamidyadan daha ağır zatürreeye sebep olur. Bazı bakteriler diğerlerinden daha ağır enfeksiyonlar üretir (örneğin, stafilokoksal veya pseudomonas bakterileriyle oluşan enfeksiyonlar, diğer bakteryel akciğer iltihapla­rından daha ağır olur)

Ne olursa olsun, genel­likle, hastalığın ciddiyeti enfeksi­yona sebep olan mikroorganiz­manın cinsinden çok, enfeksi­yonun başladığı zamandaki sağlık durumunuza bağlıdır. Yatalak olan insanlar, akciğer iltihabını atlat­makta zorlanırlar zira öksürme refleksleri zayıflar ve enfekte olan balgam akciğerlerde toplanma eğiliminde olurlar. Bebekler, bağışıklık sistemleri tam olarak gelişmediğinden risk altındadırlar.Yaşlı erişkinler, gençlere göre, zatürreeden dolayı beş kat daha fazla risk altındadırlar zira bağışıklık sistemleri yeteri kadar güçlü değildir, kötü beslenme­leri daha mümkündür, ve savunma mekanizmalan zayıflamıştır (hiçbir zaman sigara içmemiş olsalar ve kronik akciğer rahatsızlıkları olmamasına rağmen).
Şeker hastalan , zatürreeyi daha ağır geçirirler zira şeker, beyaz kan hücrelerinin enfeksiyonlarla savaşma beceri­sini zayıflatır. Kalp hastası olanlar, özellikle kalp yetmezliği olanlar da genellikle zatürreeyi ağır geçirirler.

Zatürree çevresel toksin­lere manız kalanlarda sık görülür zira toksinler, mukoza salgılama­sını artırır ve akciğerlerin bu salgı­lan dışa atım becerisini engeller. Son olarak, ciddi bağışıklık sistemi sbnınu olanlar örneğin kanser tedavisi görenler, AİDS olanlar, organ naklinden sonra ilaç alanlar-sıra dışı ve ciddi tür zatüneeye yakalanırlar Ev veya işyerlerinde oluşan zatürreeye, hastane veya diğer kurumlarda hastalığı barındıran yerlerde gelişen zatürreeden farklı mikroorganizmalar sebep olur.Bazı zatürree türleri, sık karşı­laşılan türlerden yeteri kadar farklıdır ve bunlar ayn ayrı tartı­şılır.

SEMPTOMLAR
Zatürreenin ana belirtileri öksürük, nefes darlığı, hasta hissetme, yorgunluk, ağrı ve ateştir. Balgam beyaz, açık, veya san, kahverengi ya da yeşil olabilir.Bazı zatürreeler, burun, boğaz, kulak veya sinülerdeki bir ön enfeksiyonun ardından gelişir ve akciğerlere iner. Bu durumda aksırma, burun akması, konjesyon, burunda ve sinüslerde ağrı, kulak ağrısı ve boğaz ağrısı zatürreenin öncü belirtileri olur.
Bazı durumlarda zatürree, derin nefes almak istediğinizde göğsünüzde çok keskin ağrılara sebep olur veya kan tükürmenize yol açar. Özellikle bakterilerin sebep olduğu zatüneede yüksek ateş ve buna bağlı olarak istem dışı titre­meler olur. Bazdan o kadar rahat­sızlanır ki bilinç kaybı yaşarlar.

Yaşlı insanlarda halsizlik, tepki­sizlik zatüneenin sonuçlarındandır. Ancak öksürmedikleri ve nefes daralması da olmadığı için doktor zatüneeden şüphelenmez.

TEŞHİS
Doktorunuz zatürree olduğunuzu tespit etmek için, önce belirtileri­nizi soracaktır. Zatünee ihtimalai varsa, belirtileriniz ve diğer faktör­lere dayanarak zatünee tipini belirleyecektir.
Örneğin, yakın olduğunuz kişilerden biri hasta mıdır? Yakın zamanlarda yurtdışına çıktınız mı? Gittiğiniz yerde almış olabi­leceğiniz alışık olunmayan bir tür zatürreeye yakalanmış olabilir misiniz? Sizi zatüneeye karşı hassas hale getiren – kronik bronşit, kanser ya da başka hasta­lıklar- başka hastalıklarınız var mı?
Doktorunuz, daha sonra göğsünüzü dinleyerek akciğerleri­nizi tetkik edecetir. Zatünee olan birinin göğsünden genellikle hırıl­tılı bir ses gelir.
Doktorunuz sırtınıza vurarak, gelen sesi dinler ve gelen ses, akciğerin etkilenen alanınım ortaya çıkarabilir. Hava dolu sağlıklı bir akciğerden, yüksek ekolu ses gelir. Zatürreeli bir akciğerden ise donuk ve örtülü bir ses gelir zira hava kesecikleri hava yerine sıvıyla doludur.

Doktorunuz bir röntgenle, zatürree teşhisini teyid edebilir. Ayrıca, mikroskop altında incelenen balgam örneğinden zatüneeye sebep olan bakteriler ve zatürree türü hakkında bilgi alır. Ayrıca balgam örneği, bir laboratuara kültür testi için gönderilebilir ve enfeksiyonun sebebinin belirlenmesine çalışılır. Bu bir ya Ç da iki gün sürer. Bununla beraber, insanların %40′ında testler, zatür­reeye sebep olan mikroorganizma­ları belirleyemez.Kan tahlilleri, enfeksiyonla mücadele eden çok sayıda beyaz kan hücresi olup olmadı­ğını belirler. Bazen kan kültürü yapılarak, enfeksiyonun kana karışıp karışmadığı kontrol edilir.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Bakteriler, mikoplazma ve klamid-yanın sebep olduğu zatürreede temel tedavi, antibiyotiklerdir. 50 yaşın altındaysanız, hafif belirtileri olan bir zatürree geçiriyorsanız, daha büyük bir hastalığınız yoksa, yemeklerinizi hazırlayacak ve diğer işlerinizi halledebilecek birisi varsa, ağızdan yapılan antibiyotik tedavisini evinizde tamamlayabilir­siniz. Hastalığı daha ağır seyreden­lerin hastanede yatmaları gerek­lidir, böylece damardan verilecek antibiyotik tedavisini alabilirler, daha detaylı tetkikler yapılabilir ve oksijen ve nefes alma konusunda yardım alabilirsiniz.

Zatünee olanlar bolca dinlen­meli ve sıvı almalıdırlar. Sıvı, enfekte olmuş balgamı çıkartma­nızı kolaylaştınr, bu da akciğer­lerin kendilerini enfeksiyondan kurtarmak için önemli bir yoldur.
Bunun yanında, bazen öksürük kesici ilaçlar yazılır; özellikle balgam, öksürük yoluyla çıkmıyor ve uyumayı engelliyorsa. Dokto­runuzla reçeteye bağlı olmayan hangi ilaçlann, özellikle geceleri, yardımcı olabileceğini konuşun. Durumunuz 3 haftadan fazla bir sürede iyileşmezse, dokto-aınuz, ilave röntgen ve ileri tetkik yöntemleriyle (bronkoskopi veya bilgisayarlı tomografi) başka rahat­sızlıkların (akciğer kanseri veya tüberküloz) varlığını araştırabilir.
BAKTERYEL ZATÜRREE
Bakterierden kaynaklanan zatürree genllikle kış aykannda oluşur. Birçok bakteri zatürreeye yol açabilir, ancak en çok karşılaşı­lanı, Streptococcus pneumoniae, (bir diğer adı da Pnömokoktur). Bir diğer sık karşılaşılan Haemophilus injluenzae, bunun ardından Moraxella catarrhalis (özellikle kronik bronşit olanlarda zatür­reeye yol açar), A grup strep-tokoksi, Staphylococcus aureus (”staf’ da denir) ve gram-negatif denilen bir bakteri grubu.

Bütün bunlar, yüksek ateş, titreme, ağır yorgunluk, aşırı halsizlik ve yeşil balgam çıkartan öksürmelere sebep olur. Pseudomonas auruginosa adı verilen bakteri çoğunlukla hastanelerde ve hastalığın bulunabileceği diğer kurumlarda görülür. Birçok antibi­yotiğe dayanıklı, çok ağır bir zatürree türüne sebep olur.

VİRAL ZATÜRREE
Birçok zatürree vakası, özellikle daha gençlerde ve daha sağlıklı olanlarda, virüslerden kaynak­lanır. En sık karşılaşılan ve en çok bilineni ise enfluenza virüsüdür (gribe sebep olan virüs).
Bazı virüsler çok az görülecek şekilde zatürreeye sebep olurlar, ancak sebep oldukları zatürree çok ağır bir zatürree olur. Örneğin, suçiçeğine sebep olan varicella-zoster virüsü; esas olarak erişkin­lerde zatürreeye sebep olur. Bu türde zatürreeyi tedavi etmek için antiviral ilaçlar bulunmaktadır.

Hanta virüsü , bir başka ciddi viral zatürree, türüne sebep olan virüstür. Bu tür için antiviral ilaçların çok etkili olduğu gösterilememiştir.Viral zatürree, tipik zatürree belirtilerine sebep olur. Öksürük genellikle balgam üretmez. Birçok viral zatürree sadece bir hafta sürer ya da, tamamen sağlıklı hissetmeniz birkaç hafta sürebilir.Zaman-zaman, viral zatürre­eden zayıflamış akciğer, bakteri­lerden daha kolay enfekte olur (bu duruma “bakteryel süper enfeksiyon” denir) Bu genellikle, enfluenza virüsü sebebiyle oluşan zatürreede olur. Benzeri bakteryel süperenfeksiyonlar çok ciddi hastalıklara sebep olabilir.

MİKOPLAZMAL ZATÜRREE
Mikoplazmal zatürreeye sebep olan mikroorganizma, Mycoplasma pneumoniae, bakateri ve virüslerden farklı olmakla beraber, antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Zatürreenin çok sık karşılaşılan sebeplerinden biridir, gençlerde ve genç erişkinlerde sık görülmesine rağmen her yaştaki insaı etkileyebilir.
Mikroplazmal zatürree, yılın herhangi bir döneminde oluşur ancak yaz sonu ve güz başı daha sık görülür. Enfeksiyon genel­likle, 1-2 gün süren, boğaz ağnsıyla kendini gösterir, daha sonra öksürükle ve ateşle devam eder. Ayrıca kötü bir baş ağrısı da yapabilir. Mikoplazmal zatürree çok bulaşıcıdır.

Mikroplazmal zatürree teşhi­sinde kullanılan, günümüz teşhis testleri çok hassas değildirler ve hızlı sonuçlar da vermezler. Bu yüzden, doktorlar teşhisi koyar ve tedaviye sadece fiziki muayeneye dayanarak başlarlar. Mikroplazmal zatürree, antibiyotik tedavisine cevap verir ayrıca eritromisin ve makrolid antibiyotikler ile tetrasilin ve kinolon antibiyotikler kullanıla­bilir. Bununla beraber, antibiyotik­lere başlamış olsanız bile öksürü­ğünüz birkaç gün hatta birkaç hafta bile devam edebilir.

KLAMİDYAL ZATÜRREE
Chlamydia pneumoniae, bakteri­lerden, virüslerden ya da mikop-lazmadan farklı bir mikroorganiz­madır ancak antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Birbirlerine bağlıdır. Ama jenital enfeksiyona sebep olan klamidya türünden farklıdır. Her yaştaki insan bu tür zatür­reeye yakalanabilir, genç ve orta yaşlılar daha sık etkilenirler. Hasta­lanan kişi 1 ila 2 hafta arasında etki altında kalır. Klamidya teşhisi için çok fazla test yoktur. Enfek­siyon tedavisinde, eritromisin, başka makrolid antibiyotikler, tetrasilin ya da kinolon antibiyo­tikler etkili olurlar.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ BOZUK KİŞİLERDE ZATÜRREE
Bağışıklık sistemi birçok sebepten dolayı bozulabilir: HIV, AİDS, kemoterapi veya radyoterapi, kortikosteroid ilaçlar, ve bağışıklık yok eden ilaçlar (genellikle organ nakillerinden sonra kullanılır).
HIV enfeksiyonu olanlar genel­likle bakteryel zatürreeye de yakalanırlar ancak ayrıca alışık olunmayan bir mantar enfek­siyonuna da yakalanabilirler Pneumocytis carinii zatürree (PCP). PCP sıklıkla kademeli zatürree üretir; tipik belirtisi nefes darlığı ve kuru öksürüktür.Kanserli olanlar, özellikle kortikosteroid tedavisi görenler, PCP ve mantar enfeksiyonuna daha meyillidirler.

Bağışıklı sistemi bozuk olan kişilerde zatürree teşhisi zorlu bir iştir zira belirtilerin içinde ateş olmayabililr ve öksürük genellikle kurudur. Pulmoner Hanta Virüsü

Pulmoner hanta virüsü pek karşı­laşılmayan ancak çok ciddi tipte bir zatürree (akciğer enfeksiyonu) türüdür, kaynağı hanta virüsüdür. Hanta virüsü kemirgen hayvan­ların, genellikle farenin, salyalan ve idrarından bulaşır.Bu enfefksiyon, ABD’nin güneybatısında çok görülür, ancak kuzeydoğu ve batıdaki 20′den fazla eyalette de görülmüştür.

Enfeksiyon; ateş, baş ağnsı, kas ağnsı, sersemlik hissi ve nefes yetmezliğiyle başlar. Bazen, gastro-entestinal belirtiler (bulantı ve t kusma gibi) görülür. Enfekte olanlann sonradan kalp atışlan hızlanır, tansiyonu düşer ve akciğer semtomlan oluşur, öksürük, akciğerlerde sıvı ve solunum yetmezliğine ve şoka uzanan ağn olur. Hanta virüsü kapanların yansı, bu virüsten dolayı ölür.Hanta virüsünün bulunduğu bir yerde yaşıyorsanız, sendroma karşı gereken önlemleri almak son derece önemlidir; bu önlem­lere, oturduğunuz yerde farelerin geçmiş ve pisliklerini bırakmış olabilecekleri heryeri dezen­fekte ettirmek, farelerin girebi­leceği delikleri ve diğer delikleri kapatmak dahildir.

Lejyoner Hastalığı
Bir zatürree türü olan lejyoner hastalığı, legionella (bu ismin verilmesinin sebebi hastalığın ilk kaydı 1976 da yapılan Amerikan Lejyonu toplantısında 29 kişinin ölümüdür) denilen bir bakteri sınıfından bulaşır.
Hal böyleyken, şimdilerde biliniyor ki bu bakteri insan­ları yıllardan beri öldürüyormuş; ancak hastalık yıllar önce zatür­reeden ölen insanların biyolojik örneklerinin otopsisi sırasında saptanmıştır.İnsanlar hastalığı mikroplu sudan kaparlar, daha önce enfekte olmuş birinden değil. Bakteri birçok su kaynağında bulunmuş ancak normal olarak klorlanarak kontrol altına alınmıştır. Ancak sıhhi tesisat sistemlerinde, suyun biriktiği yerde ve su soğutmalı klima cihazlannda çoğalabilir.

Belirtiler, enfekte olduktan 1 hafta sonra ortay çıkar. Ani zayıf­lama, baş ağrısı ve kas ağrılarını enfeksiyona özgü bir biçimde, kann ağnsı,’ ishal, boğaz ağrısı ve kuru öksürük takip eder. Birkaç gün sonra ateş, titreme, uyuşukluk, solunum güçlük­leri ve deliryum hali gelişebilir ve bazılannda öksürünce koyu balgam gelir. Diğer zatürree türle­rinde olduğu gibi hastalık tedavi edilmezse ağırlaşır.Legionellanın sebep olduğu zatürree her zaman çok ciddi bir hastalıktır ve bu hastalığa yakalananların hastaneye yatma­ları gerekir. Yalnız başına fiziki muayene ve belirtilerle teşhis edilemez; teşhis, balgam örneği, kan veya idrar tahlili ile yapılabilir. Test sonuçlarının gelmesi birkaç gün süreceğinden, doktorunuz teşhis kesinleşmeden lejyoner hastalığı tedavisine başlayabilir.Tedavi, yüksek dozda ve damar içi olarak, eritromicin, azitromisin, veya fluorokinolon antibiyotik gibi antibiyotik tedavi­sidir; daha sonra antiniyotikleri ağızdan alabilirsiniz.

.

Ahmet Maranki



TopOfBlogs


TOPlist TOPlist Ahmet Maranki | SSK Sorgulama